Site Overlay

Hakkımızda

MANİFESTOMUZ

NASIL BİR DÜNYA İSTİYORUZ? 

DirenÜniversite Öğrenci Dayanışması olarak eşit, özgür, yaşanılır ve sahici bir dünya istiyoruz.  Eşit ve özgür bir dünya istiyoruz çünkü; çoklu krizlerin arasında devinen dünya artık durmak istiyor. Kapitalizm zenginleri daha zengin yoksulları daha yoksul yapmaya devam ediyor. Zenginliği yaratan emekçiler, bu zenginlikten en az payı aldıkça, ay sonları gelmedikçe gelir dağılımındaki bu uçurum ancak ve ancak içinde bulunduğumuz düzeni o uçurumdan atmak üzere anlamlıdır. Yemek, içmek, barınmak, okumak, gezmek, eğlenmek, dinlemek, sevmek ancak ve ancak herkes bütün bunlara ulaşma fırsatı bulabildiğinde anlamlıdır. Yaşanılır bir dünya istiyoruz; çünkü bugün dünya geri döndürülemez bir şekilde uçuruma itiliyor. Kapitalizm, dünyayı sırtında taşıyan Atlas’ın kanını emiyor. Tüm canlı hayat metalaştırılıyor. Artık insanlık, bu iş böyle giderse sonucun topyekûn yıkım olduğunun farkına varıyor. Coğrafyamızda; üniversite gençliğinin, ezilen halklarımızın mücadele tarihinde yarattığı değerler ve bugün yerkürede kapitalizme karşı büyüyen isyan dalgası Direnişçi Üniversitelilerin esin kaynağıdır. Kapitalizmin tüm kurumları ve insan ruhunu çürüten değer yargıları öfkemizin ve isyanımızın hedef tahtasındadır. DirenÜniversite Öğrenci Dayanışması, anti-kapitalist bir üniversite gençlik örgütüdür. Bugün dünyanın her köşesinden feryat sesleri geliyor. Başta Ortadoğu olmak üzere, emperyalizm tüm dünyayı kanla yıkıyor. DirenÜniversite Öğrenci Dayanışması, çocukların bombalandığı bir dünyayı alaşağı etme girişimidir. Sahici bir dünya istiyoruz; çünkü bugün bilboardlardan politikacılara kadar her yerde yalan ve hile egemen. Reklam panolarındaki mutluluk pozlarının ardından fışkıran gökdelenler, yoksulların parçalanmış bedenleri üzerinde yükseliyor. Kapitalizm insanlığa büyük trajediler yaşatıyor. DirenÜniversite Öğrenci Dayanışması bu trajediyi öfkeye, öfkeyi kapitalizme karşı isyana döndürme girişimidir. 

Kapitalist üretim ilişkilerinin temel yasası olan “azami kar” bugün insan ilişkilerine zehirli soluğunu üflüyor. Azami kar yasasının insan doğasına aykırılığı ise gençler başta olmak üzere insanlığı yalnızlığa ve depresyona sürüklüyor. Kapitalizm “gölgesini satamadığı ağacı kesiyor, kar edemeyen insanı ruhsal olarak kemiriyor!” DirenÜniversite Öğrenci Dayanışması, yerküreye kapitalizmin dayattığı bu kapkara tablonun üzerine isyanın gökkuşağı gibi doğması için mücadele eder. 

Kapitalizmin batağındaki bir hayat yerine onu yakıp kül edecek bir  ateşin ilk kıvılcımları olabilmenin sonsuz sabırsızlığını ve coşkusunu taşır. İnsanın; insanıdoğayı-hayvanı sömürmediği, aç yatılıp aç kalkılmayan, gelecek kaygısıyla kıvranılmayan, eşitlikten, adaletten, özgürlükten, barıştan yana ve tüm canlı hayatın doğal dengesini gözeten yaşanılır ve sahici bir dünyanın kurulabileceğine inanıyoruz. Gerçekçiyiz ve imkânsızı istiyoruz! 

NASIL BİR ÜNİVERSİTE İSTİYORUZ? 

Adımımızı attığımız üniversiteler, bizlere üniversitelerin nasıl olmaması  gerektiğinin canlı örnekleri. Buram buram bilim kokan üniversitelerde değiliz hiçbirimiz. Tartışma ortamlarından, birlikte üretimden uzağız. Üniversite içinde üretim yalnızca sermayenin çıkarları doğrultusunda şekilleniyor ve üniversiteler her geçen gün meslek kursları halini alıyor. 

İnsana, topluma, doğaya yabancılaşmış bir mekanizma bilim diye, üniversite diye önümüze koyuluyor. Doğa bilimleri ve toplum ayrıştırılmış durumda. Oysa realite başkadır, başka olmalıdır. Bilim doğadan kopartılmakla kalmamış, sistemin çıkarlarından ve doğanın talanından yana durmuştur. Üretilen metalar küçük bir azınlığın hizmetine sunulsa da tahribatı ekolojinin tümünedir. 

Üniversiteler, kendisini kariyerizmle var eden, yükselmeyi “değer,” tüketmeyi yaşam haline getirmiş insanlar üreten bir akıl ve kişilik öğütme mekanizmasına dönüşmüştürKendi öznelerini yok sayan bir üniversite tablosudur bugün karşımızda duran. Öğrencilerin, akademisyenlerin, çalışanların değil; sermayedarların, hükümetlerin ve her nefesini sermaye adına alan rektörlerin/dekanların söz hakkıdır üniversitelerde esas alınan.  

Rektör, ÖGB, polis, kamera, soruşturma denkleminde kampüsler iktidarın baskı ve sindirme politikalarından nasibini alır hale gelmiştir. 

Bilim, özgürlük ikliminde boy verir. Özgürlüğün olmadığı yerde yaratıcılıktan ve bilimden söz edilemez. Hal böyleyken bilimsel üretimin önünde engel teşkil eden rekabetçi, yasakçı, tekçi, niteliksiz üretim anlayışı kabul edilemez. Üniversite bilimin ve özgür düşüncenin geliştirildiği yer olmalıdır. 

Bilim ufak bir azınlığın değil bütünün-kolektifin yararına olmalıdır. 

Zorunlu hazırlık uygulamalarıyla yahut otoritenin zorunlu kıldığı dil ile bilim olmaz. Bilim dili anadildir. 

Üniversitelere ayak basmak paralıdır. Oysaki bilim halk için, halktan yana olmalı, bilgi meta olmaktan çıkarılmalıdır. 

İnsanın doğaya sınırsız hükmetme hakkı yoktur. Üniversitelerde bilimsel üretim ekolojik dengeyi esas almalı, bilgi sermaye için değil toplum ve doğa için üretilmelidir.  

OLMAZSA OLMAZLARIMIZ 
Antikapitalist Mücadele Bir Zorunluluktur! 

DirenÜniversite Öğrenci Dayanışması, bugün insanlığın yaşadığı temel sorunun kökenini kapitalizmde görür. Üretim ilişkilerinin ortaya çıkardığı, sermayenin emek üzerindeki tahakkümü, DirenÜniversite Öğrenci Dayanışması için yaşanan tüm haksızlıkların kökenidir. Bugün gelinen aşamada, yerküre üzerinde girmediği ve yaşam alanlarımızda fethetmediği en ufak bir alan bırakmayan kapitalizm, emeğin sömürüsünden öteye topyekûn canlı hayatın sürdürülebilirliğini tehdit etmektedir. DirenÜniversite Öğrenci Dayanışması, tüm sorunların kaynağı olarak kapitalizmi işaret eder. Kapitalist paradigmanın üniversiteye izdüşümü olan “sermaye için bilim” mantığının tersine “emek cephesidoğa ve toplum için bilim”i savunur. Kökenini yine aynı sebepten alan fırsat eşitsizliğine karşı mücadele eder.  

 Adaletsizliğe Karşı İsyan Haktır! 

Kapitalizmin korkunç adaletsizliğine, paranın saltanatına karşı kabına sığmayan öfke ve sınıf kini, DirenÜniversite Öğrenci Dayanışması mücadele coşkusunun mayasıdır. Bu karakter özelliğiyle gözü, kulağı, yüreği, beyni yoksul halkın büyütülecek isyanındadır. DirenÜniversite Öğrenci Dayanışması, tüm dünyada kapitalizmin azgın saldırganlığına karşı yoksulların adaletsizliğin kaynaklarına yönelecek her türlü mücadelesini doğal bir hak sayar. DirenÜniversite Öğrenci Dayanışması yoksulların üniversitelerden yükselen sesidir.  

Ya Belirlenmiş Hayatlar ya da Özgürlük! 

Türkiye kapitalizmi, halkın yükselen sesini boğmak için paşaları aracılığıyla gerçekleştirdiği 12 Eylül faşist darbesiyle baskıcı/otoriter yapısını halka nefes aldırtmayacak boyutta yaşamın her alanında derinleştirmiştir. İsyanın ve özgür düşüncenin odaklarından olan üniversitelerin payına da YÖK denilen pranga düşmüştür. Yer yer gençliğin yükselen mücadelesiyle gedikler açılsa da faşist kurumsallaşma o günden bugüne sürmüştür. 

Günümüzdeyse bu korkunç otoriter yapı AKP eliyle zirveye taşınmıştır. Faşizmin kurumsallaşmasının geldiği aşama itibariyle üniversiteler artık kapitalizmin bireyi terbiye etmeye/normalleştirmeye/muhafazakârlaştırmaya/itaatkâr kılmaya yönelik otoriter kurumlarından birisi arasına yerleşmiştir. Üniversiteli gencin üniversite ortamındaki yaşamı irili ufaklı sayısız kurallarla örülmüştür. Kurallı yaşam, üniversitelerin asli unsuru haline getirilen özel güvenlikler ve sayısız gözetleme kameraları marifetiyle aralıksız denetlenmektedir. Gençliğin genelinin bu kuralları içselleştirmesi ve farkında bile olmadan uyması, beyinleri, ruhları teslim almaya çalışan otoriter yapının başarısıdır. Böylece toplumsal muhalefetin kapitalizmi tehdit eden önemli bir dinamiği zapt edilmiş olmaktadır. 

DirenÜniversite Öğrenci Dayanışması, itaati, normalleşmeyi reddeder. Kapitalist sistemi yeniden üretmeye hizmet eden otoriteye itaat ve kapitalizmin norm anlayışı DirenÜniversite Öğrenci Dayanışması bünyesine uymaz. Direnişçi Üniversiteliler, 

terbiye edilmeye çalışılan üniversite gençliğinin anti-otoriter özgürlük hareketidir. Yan yana gelişlerin, dayanışmanın, örgütlülüğün baskılandığı kara propagandalara mağruz bırakıldığı her koşulda da bu baş kaldırının yalnızca örgütlü mücadele ile sonuca varacağını, özgürlüğün örgütlülükten geçtigini bilir ve gücünü buradan alır.  

 Cinsiyetçi Yaklaşımlara Sıfır Tolerans! 

DirenÜniversite Öğrenci Dayanışması, toplumun her alanında kök salmış bir egemenlik sistemi olan patriarkal sisteme karşı  kadınların ve LGBTİ+ların  özgürleşme mücadelesini destekler ve tüm cinsiyetçi yaklaşım ve fiillere karşı karşı mücadele eder. 

DirenÜniversite Öğrenci Dayanışması tüm karar alma süreçlerinde ve örgütün çeşitli platformlardaki temsiliyetinde kadınların ve LGBİ+ların etkin olarak yer almasını sağlama konusunu ısrarla gözetir. 

DirenÜniversite Öğrenci Dayanışması, LGBTİ+ların karşılaştıkları ayrımcılığa ve şiddete karşı sessiz kalmaz; homofobiktransfobik ve bifobik yaklaşımlarla ve heteronormativite ile mücadele eder. LGBTİ+ların özgürleşme mücadelelerinde özneler ve kurumlar ile dayanışma içerisindedir.

Diren Doğa! 

DirenÜniversite Öğrenci Dayanışması, kendisi de doğanın bir parçası olan insanın doğaya karşı sınırsız tahakküm hakkına sahip olduğu anlayışını reddeder. İnsanlık tarihinin geldiği günümüz aşamasında kapitalizm, doğal dengede yarattığı korkunç tahribatla, canlı hayatın sürdürülebilirliğini tehdit eder boyuta ulaştırmıştır. DirenÜniversite Öğrenci Dayanışması doğayı metalaştıran kapitalizme karşı mücadele eder. Dünya’nın geri döndürülemez bir biçimde tahribatına karşı antikapitalist, ekolojist ve radikal bir eylem çizgisini savunur.  

Kurtuluş Yok Tek Başına! 

Diplomalı işsizler ordusunu büyüten kapitalizm, gençliğin geleceğini karartmaktadır. Bu haliyle bile sistem, gelecek kaygısının isyana dönüşmesinin önüne geçmek için çeşit çeşit illüzyonlar sergilemektedir. Diplomanın hükümsüzlüğünü sezen genç, “sınıf atlamak” için daha fazla çırpınmaya zorlanmaktadır. Gencin önüne “yükselmenin sınırı yoktur” parolasıyla konulan türlü kariyer olanakları, fiyakalı sertifikalar, eğitim sürecinin bir parçası haline getirilmiştir. Üniversiteli genç, yanı başındaki arkadaşının üzerine basarak yükselme yarışında kapitalizmin kamçısını sürekli sırtına yemektedir. 

DirenÜniversite Öğrenci Dayanışması, gençlerin bir eve bir araba ve kariyer peşinde koşarak bir ömür heba etmeleri yönünde çizilen hayatları kabul etmez, kapitalizmin “yükselme” çağrısını “bataklığın ta dibine batmak” olarak okur. Bir basamak daha yükselmek için sergilenen her girişim bataklıkta debelenmekten öteye bir anlam taşımaz. DirenÜniversite Öğrenci Dayanışması, hayatın, yalnızca kariyer basamakları olarak algılanmasına karşı üniversiteli gençliğin anti-kariyerist örgütüdür. 

Başka Bir Ulusu Ezen Ulus Özgür Olamaz! 

DirenÜniversite Öğrenci Dayanışması, cumhuriyetin kuruluşundan bu yana süregelen Türk kimliği eksenindeki tekçi uluslaşma anlayışının yarattığı felaketleri görür ve bu anlayışı mahkûm eder. Buna karşı coğrafyamızda yaşayan en eskisinden daha dün gelenine, en kalabalığından en azınlığına kadar var olan tüm kimliklerin (Kürt, Ermeni, Rum, Alevi, Hıristiyan, Afrikalı, Suriyeli vs.) barış içinde eşit ve özgürce yaşamasını savunur. Halklar arasında eşitsizliği besleyen ve düşmanlık tohumları eken şovenizme karşı mücadele eder. Ezilen, varlıkları inkâr edilen halkların mücadelelerini haklı görür ve yanında yer alır. 

Gelecek Ellerimizde 
Özgür Yaşam Özgür Üniversite 
Özgür Bilim Demokratik Üniversite